Yükleniyor...

Burdur İli Süt Sığırlarında Paratüberkülozun Dağılımı ve Önleme Stratejileri

Yapılış Tarihi | 03 September 2024, Tuesday

Teknofest

PROJE ADI: Burdur İli Süt Sığırlarında Paratüberkülozun Dağılımı ve Önleme Stratejileri
PROJE YÜRÜTÜCÜSÜ: Prof. Dr. Dilek ÖZTÜRK
PROJENİN KONUSU:
Paratüberküloz, ruminantların Mycobacterium avium subspecies paratuberculosis (MAP) tarafından meydana getirilen ve bağırsaklar ile bölgesel lenf düğümlerinin granülomatöz yangısı ile karakterize kronik enfeksiyöz bir hastalığıdır. Ruminantlarda kronik ishale neden olmaktadır. Son yıllarda halk sağlığı açısından önemi; bu etkenin yaygın bir şekilde enfekte ettiği ruminantlardan kaynaklı direkt kontamine olan süt ve süt ürünleri yoluyla insanlara bulaşmasının düşünülmesi buna paralel olarak hastalığın zoonoz karakterde olmasıdır.  

Paratüberküloz (pTB) enfekte sığırlarda uzun süre subklinik seyreder. Dışkı numunelerinde etken birçok sığırda iki yaşından önce tespit edilemez. Bu evrede, sağlıklı hayvanlara sürüdeki enfekte sığırlar tarafından etkenin bulaşması devam etmektedir. Enfeksiyonun bu erken döneminde, ruminantlarda klinik semptom gözlenmemektedir. Hastalığın ilerlemesi ile birlikte MAP bölgesel lenf yumrularına yayılmakta ve klinik semptomlar ortaya çıkmaktadır. Tipik bulgular kronik ishal ve kilo kaybıdır, aynı zamanda pTB süt sığırı işletmelerinde ekonomik kayıplara neden olan en önemli hastalıklardan biridir.

Paratüberkülozun mikrobiyolojik teşhis yöntemi olan izolasyon ve identifikasyonu altın standarttır. Ancak bakterinin in vitro koşullarda çok yavaş ve zor üremesi, zaman, işgücü ve maliyetler açısından da düşünüldüğünde alternatif tanı tekniklerinin kullanılması gerekliliğini doğurmuştur. Bu nedenle günümüzde moleküler teşhis metotları tercih edilmektedir. Bu metotlar içerisinde polimeraz zincir reaksiyonu (PZR) ve PZR’a dayalı tekniklerin yer aldığı moleküler tanı yöntemlerinden faydalanılmaktadır. ELISA MAP’a karşı oluşan antikorların belirlenmesini sağlayan serolojik bir testtir. Günümüzde bu hastalığın tanısında sahada kullanılan en yaygın metottur. Örnek analizleri hızlı ve uygulaması son derece kolay bir testtir.

Bu çalışma ile; hayvancılık potansiyeli yüksek olan Burdur ilinde bulunan süt sığırı işletmelerinde Mycobacterium avium subsp. paratuberculosis’den ari sürüler oluşurmak amacıyla kültür, konvansiyonel PZR ve serolojik bir metot olan ELISA ile taramalar yapılması, pozitif çıkan hayvanların sürüden çıkarılması sonrasında, 2 yıl üst üste hayvanların negatif çıkması durumunda işletmelere Paratüberkülozdan ari belgesi verilmesi amaçlanmıştır. Proje sahip olduğu amaç ve potansiyeli ile hem ulusal ekonomiye hem halk sağlığı dolayısıyla toplumsal refaha ve hem de bilimsel birikime önemli katkılar yapma özelliğindedir. 


PROJENİN AMACI:
Paratüberküloz’un Türkiye’de ilk kez 1928 yılında Sezginer tarafından sığırlarda teşhis edildiği ve 1932 yılında Akçay ve Erbil tarafından patolojisinin incelendiği bilinmektedir. Yapılan çalışmalarla sığır, koyun ve keçi işletmelerinde hastalığın hala problem olduğu görülmektedir.

Proje kapsamında;

•    Dünyanın birçok ülkesinde paratüberkülozun kontrol ve eradikasyon programları uygulanmakta ve olumlu sonuçlar alındığı bildirilmektedir. Türkiye’de Paratüberküloz hastalığının aşısı bulunmamaktadır. Bununla birlikte ihbarı mecburi olmayan bir hastalıktır. Bu nedenle de işletmelerde gözardı edilen bir hastalıktır. Ülkemizde prevalansını ortaya koymaya yönelik çalışmalar yapılmakta olsa da bu hastalığın tam olarak durumu bilinmemektedir. Ülkemizde paratüberküloz hastalığı için kontrol ve eradikasyon çalışması bulunmamaktadır. Bu çalışma ile bir süt sığırı işletmesinde önce hastalığın durumu belirlenecek, prevalansın düşük çıkması durumunda hayvanlar kesime gönderilecek, ardından her 6 ayda bir testler yapılarak hastalığın takibi yapılacaktır. 2 yıl içinde hastalığın görülmediği işletmelerde paratüberkülozdan ari olduğuna dair belge verilecektir.

•    Bu çalışma ile öncelikli olarak paratüberküloz hastalığı hakkında farkındalık yaratmak amacıyla eğitimler verilecektir. Bu kapsamda çalışmanın uygulanacağı işletmelerdeki çalışanlar ve işletme sahiplerine öncelikle paratüberküloz hastalığı, bulaşma yolları ve kontrolü amacıyla yapılması gereken uygulamalar hakkında bilgi verilecektir.

•    Planlanan çalışma ile Burdur ili süt sığırı işletmelerinde paratüberkülozun kontrol ve eradikasyon programı uygulanacaktır. Beş yıl sürecek bu çalışma kapsamında elde edilen bulgular, ülkemizde paratüberkülozun kontrol ve eradikasyon çalışmalarına temel oluşturabilecektir.


PROJENİN BÖLGESEL KATKISI:
Proje kapsamında yapılan literatür taramasında Türkiye’de sığırlarda paratüberküloz hastalığının teşhisine yönelik çalışmaların sınırlı sayıda olduğu tespit edilmiştir. Hastalığın Türkiye’de yaklaşık 100 yıllık bir geçmişi olsa da MAP tanı, tedavi ve kontrol açısından araştırmacılar için hala problem olmaya devam etmektedir.

Burdur ilinde bu projeye de yön veren bir çalışmada, 150 adet sığırdan toplanmış kan serumlarında ELISA testi yapılmıştır. Bireysel, sürü-içi ve sürüler arası görünen ve gerçek seroprevalans değerlerinin sırasıyla %8-%8,9 ve %17,1 olduğu tespit edilerek Burdur ili sığırlarında paratüberkülozun yaygın olduğu sonucuna varılmıştır.

Elde edilen verilere rağmen, ülkemizde hala bir koruma ve kontrol programı bulunmamaktadır. Bu da hastalığın her geçen gün artmasına yol açmakta ve ekonomik kayıplara neden olmaktadır. Paratüberkülozun neden olduğu ekonomik kayıplar ve sinsi bir yapıya neden olması nedeniyle, yeni oluşturulacak sürülere Ptb’dan ari işletmelerden hayvan alımı büyük önem taşımaktadır. Burdur ilinde TUİK 2016, verilerine göre 202.499 adet sığır bulunmaktadır ve buna paralel olarak da önemli bir düve merkezidir. Tüm bu değerlendirmeler gözönüne alındığında paratüberkülozun bölgesel düzeyde kontrolü sağlanmış olacaktır. Bu nedenle planlanan bu proje ile farkındalık yaratılmış olunacaktır. İşletmelere alınacak hayvanların belirlenmesinde Ptb’dan aridir belgesi bir tercih olacaktır. Ptb dan ari sürülerin oluşturulması bu şekilde bölge ekonomisine katkı sağlayacaktır. 


PROJENİN TOPLUMSAL KATKISI:
Paratüberküloz ekonomik maliyeti yüksek, etkin bir tedavisi ve aşısı bulunmayan bir hastalıktır. Bu hastalığın infertilite, mastitis ve diğer subklinik problemleri tetiklemesiyle birlikte ekonomik kayıplar daha da artmaktadır. Türkiye’de çalışmalar yapılmakla birlikte; hastalığın ülke genelindeki prevalansı tam olarak belirlenmemiştir. Dolayısıyla bu hastalığın neden olduğu etkiler ülkemiz açısından net olarak bilinmemektedir. Yapılan çalışmalar paratüberkülozun hayvanlarda giderek arttığını göstermektedir. Bu nedenle bazı ülkelerde paratüberkülozun kontrol ve eradikasyon programları uygulanmaktadır. Ülkemizde paratüberkülozun kontrolü ve eradikasyonu ile ilgili bir program bulunmamaktadır. İhbarı mecburi bir hastalık değildir ve hastalığa karşı aşı yoktur. Koyun ve keçilerde enfeksiyonun prevalansı oldukça yüksektir. Burdur'’da yapılan çalışmalarda da sığır, koyun ve keçilerde Ptb'un prevalansı oldukça yüksek bulunmuştur. Ptb kronik ve sinsi bir hastalıktır. Buzağılar bir aylıktan küçük iken etkenleri almakta, hastalığa ait klinik semptomlar 2 yaşından sonra çıkabilmektedir. Bu aralıkta ise etkeni aralıklı olarak dışkı ile saçmaktadırlar. Sığırlarla koyun ve keçilerin birlikte yetiştirilmesi veya aynı meraları kullanmaları, hastalığa neden olan etkenin aynı olması nedeniyle, sığırlara etkenin bulaşmasında önemli bir yoldur. Özellikle subklinik enfekte hayvanların birçoğu yaşamları boyunca paratüberküloza ilişkin bir klinik bulgu ortaya koymaz. Bir sürüdeki subklinik enfekte hayvanların ancak %5-10’unda klinik tablo görülür. Bununla birlikte bu hayvanlar, etkenin diğer hayvanlara yayılmasında ve hastalığın bulaşmasında rol oynar. Subklinik hayvanların tespiti hastalığı sağlıklı olanlara bulaştırma eğilimlerinden dolayı önemlidir. Ayrıca, bu hastalığın zoonotik potansiyeli ve etkenin pastörizasyona karşı dayanıklılığı da göz önünde bulundurulduğunda sığırlardaki subklinik paratüberkülozun halk sağlığı açısından da önem arz etmektedir.

Bu proje ile paratüberküloz hastalığı, hastalıktan korunma ve eradikasyon çalışmaları hakkında hayvan sahipleri ve veteriner hekimlere eğitim verilecektir. Sonrasında, süt sığırı işletmelerinden periyodik aralıklarla dışkı ve kan serumları toplanarak, kültür, konvansiyonel PZR ve ELİSA ile paratüberküloz varlığı araştırılacak, pozitif olduğu belirlenen hayvanların kesime gönderilmesi önerilecektir. Testler 6 ayda bir tekrarlanacaktır. 2 yıl boyunca testlerle negatif olduğu belirlenen hayvanlara Paratüberkülozdan ari belgesi verilecektir. Paratüberkülozun neden olduğu ekonomik kayıplar ve sinsi bir yapıya neden olması nedeniyle, yeni oluşturulacak sürülere paratüberkülozdan ari işletmelerden hayvan alımı büyük önem taşımaktadır. Burdur ilinde TUİK 2016, verilerine göre 202.499 adet sığır bulunmaktadır ve buna paralel olarak da önemli bir düve merkezidir. Tüm bu değerlendirmeler gözönüne alındığında paratüberkülozun bölgesel düzeyde kontrolü sağlanmış olacaktır. Bu nedenle planlanan bu proje ile farkındalık yaratılmış olunacaktır. İşletmelere alınacak hayvanların belirlenmesinde paratüberkülozdan aridir belgesi bir tercih olacaktır. Paratüberkülozdan ari sürülerin oluşturulması bu şekilde bölge ekonomisine katkı sağlayacaktır.

Bu çalışma ile alınacak sonuçlar doğrultusunda öncelikli sağlıklı sürü oluşturmakla birlikte hayvan sahibi, veteriner hekimler ve resmi otorite fayda sağlayacaktır. Aynı zamanda ülkemizde uygulanacak pTB kontrol ve eradikasyon programlarına temel oluşturacaktır.